Tesadüflere İnanır mısın Oğlum?

Eve gelince beni nasıl karşıladığını umarım hayatım boyunca unutmam. Önce saf bir mutlulukla bana gelip sarıldın, öptün. Sonra hemen neyle oynuyorsan beni oyununa kattın, beraber oynamak istedin. Ta ki o zamana kadar eksik olan şey aklına gelene kadar. Sakince ve kibarca mememe dokunup ‚ıııh‘ diye rica ettin anne limanına demirlemeyi. Emzirirken de gözlerini gözlerimden ayırmadın.

Yazılamayanlar ve biz

…Not etmiştim hem de telefonumun sonrasında bir şeyi çok zor bulduğum notlar havuzuna.
Çocuk parkında sana kötü davranan kızı ve gıcık pasif annesini yazıcaktım.
İlk „artık yardıma ihtiyacım var“ dediğim ve pilimin bittiği günü yazacaktım…

Geri Dön, Geri Dön, Ne Olur Geri Dön

Şimdi oturmuş sana bakıyorum aşkla. Ve aklımdan, kalbimden geçenlere ben bile inanamıyorum. Ne absürt bir yaratık insanoğlu, -insankızı- .
Bütün hamileliğim boyunca bir yoğun histen diğerine koştum, bir tripten çıkıp diğerine girdim. Spiritüel bir yolculuktu resmen. Ne dini inancım ne de herhangi bir sabit fikrim var Tanrı meselesinde. Ama hep mucizelere inandım. Zaten inanmamak aptallık aslında, her birimiz birer mucizenin sonucuyuz ne de olsa…