Oğlum Bana Mama Dedi

kızıyla oynayan anne bana dönüp, „oğlun sana mama diyince bozulmuyor musun?“ diye soruyor. Önce şaşırıyorum soruya, nedense çok intim bir soru gibi geliyor, kendimi atağa uğramış, hafif çıplak hissediyorum. Sonra benim cevabımı beklemeden bana kendi hikayesini anlatıyor.

Tesadüflere İnanır mısın Oğlum?

Eve gelince beni nasıl karşıladığını umarım hayatım boyunca unutmam. Önce saf bir mutlulukla bana gelip sarıldın, öptün. Sonra hemen neyle oynuyorsan beni oyununa kattın, beraber oynamak istedin. Ta ki o zamana kadar eksik olan şey aklına gelene kadar. Sakince ve kibarca mememe dokunup ‚ıııh‘ diye rica ettin anne limanına demirlemeyi. Emzirirken de gözlerini gözlerimden ayırmadın.

Yapamadım, Tutamadım Zamanı Oğlum…

…Annelik iznimin son haftasına gelince farkediyorum ki, bütün bunlar zamanı tutma, dondurma çabam aslında. Bütün senenin resimlerine, videolarına tekrar tekrar bakarsam, her büyüdüğün günü biraz daha kafama kazırsam sanki zaman daha yavaş akacakmış, sanki bu sene hiç bitmeyecekmiş gibi bir düşünceyle yapıyorum hepsini. Ama tutamıyorum oğlum….

Yazılamayanlar ve biz

…Not etmiştim hem de telefonumun sonrasında bir şeyi çok zor bulduğum notlar havuzuna.
Çocuk parkında sana kötü davranan kızı ve gıcık pasif annesini yazıcaktım.
İlk „artık yardıma ihtiyacım var“ dediğim ve pilimin bittiği günü yazacaktım…

Döner lokantası, iç sesler ve annelik

Anneyim ve anne olduğumdan beri çocuklarını duymayan, görmeyen annelere, babalara çok kızıyorum. Çok geçmeden bu kızgınlık, üzgünlüğe dönüşüyor çünkü bu ebeveynler, kendi iç seslerinden uzaklaştırılmış küçük kızlar, küçük oğlanlar aslında.