Artık prematüre değilsin oğlum.

Hiç ayrılmak istemedim. Nefesini hep vücudumda hissetmek istedim. Kucağımdan bırakmak istemedim, bebek arabasına koymak istemedim, kendi yatağında yatırmak istemedim, koynumdan ayırmadım. Hiç bir isteğini ertelemek istemedim, her ağladığında neden ağlıyorsun diye kafa yordum, problemini hemen çözmeye çalıştım. Işık hızıyla meme verdim (bazen göğüs uçlarım dirsek acısından da fazla acısa da) hemen ıslanan altını değiştirmek istedim, eğer altını değiştirmek aklıma geç geldiyse kızdım kendime. En önemlisi eğer kucağımda değilsen, ağladığın anda dayanılmaz bir istekle meşgul olduğum her şeyi bırakıp acayip yoğun bir şehvetle (ve panikle) kucağıma aldım seni. Ilk üç ayımız hep böyle geçti. Ne yakındım ne üşendim. Doğduğundan beri aralıksız iki buçuk saatten fazla uyumasam da hiç yorulmadım sana olan aşkımdan.

Hamileliğimin en başından beri söz verdim okuduğum, bildiğim ya da onun bunun teorisi olan pedagojik, psikolojik kuramların kölesi olmamaya. İçimden geldiği gibi, doğrusu yanlışı olmayan bir anne olmaya. Winnicott’un good enough mother kavramı tek hoşuma giden kavram hala seninleyken. Tabii ki psikoloji/pedagoji literatüründen edindiğim bilgiler eminim yol gösteriyordur bana ben farketmesem de ama bütün edindiğim bilgiler, hayvansal anne içgüdümün arkasından gelsin istedim/istiyorum hala. Seni elimden geldigi kadar özgür ve yargısız yetiştirmek istiyorum çünkü küçük tırtılım.

Ve biz böyle koyun koyuna yuvarlanırken, sonunda daha önce duymadığım ama doğumundan beri gümbür gümbür hissettiğim teoriyle karşılaştım. Diğer gelişmiş memelilere kıyasla insan bebeğinin bu kadar çaresiz ve savunmasız olmasının nedeni, aslında biz evrimleşirken, dört ayak üstünden iki ayağa geçerken verdiğimiz tavizden (compromise) kaynaklanıyormuş. Şaha kalkarken iki ayak üstünde, öne doğru katlanan kalçamızdan dolayı, uterusumuzdaki/karin bölgemizdeki yer daralmış ve bebişler daha fazla kalmalari gerekirken anne karnında, amanın yerim dar deyip dünyaya erken gelmek zorunda kalıyorlarmış. Bazı bilim adamları 3 ay, bazıları da 16 hafta erken geliyor insanoğlu-insankızı dünyaya diyorlar. Bu nedenle zamanlı zamansız doğan bütün bebekler aslında prematüreymiş. Bunun sonucunda da aslında daha çıkmamaları gereken vücutla normalden çok daha fazla ten temasına ihtiyaçları oluyor, isteklerinin hemen karşılanması gerekiyormuş. Bazı teoriler daha da ileri gidip, bebek arabasının ve bebeklerin ebeveynlerinden ayrı yataklarının stratejik bir şeklide, insanlar duygularından uzaklaşsın ve ileride soğuk kanlı bir şekilde savaşa gidebilsinler diye (Avrupa’da) icat edildiklerini savunuyorlar. 

Savaş teorisini bilmem ama bu prematüre olayı o kadar kafama yattı ki benim, önüme gelen herkese anlatıyorum. Çünkü ruhumun derinliklerinde hissettim ben bu teoriyi. Senin bu dünyaya daha hazır olmadığını, hep koynumda olman gerektiğini. Tek amacı hayatta kalmak olan ve bunun için epeyce çaba sarfeden minik bebekleri ‚eğitme’ kavramının ne kadar saçma olduğunu‚ „bırak biraz ağlasın, kucağa alıştırma o kadar“ diyenlere kafa atma isteğimi. Önceleri bu duygu hep sürecek diye beklerken, sen büyürken, -hakikaten 4. aydan itibaren- azar azar kendi başına olabilirken, benim de yavaş yavaş vücutsal ayrılışım, kopuşum başladı. Ha hala koyun koyuna yatıyoruz o ayrı (sen beni istemeyene kadar, yerin dar gelene kadar seni koklaya koklaya uyuyacağım sanırım) ama gün içinde uyurken yatağa koyuyorum artık seni hem rahat uyu hem de ben de bizsiz hayatıma devam edeyim diye. İçimden yavaş yavaş hayatımın (fiziken) sensiz kısmı için bir şeyler yapmak geliyor. Seviniyorum her geçen gün güçlenip kendi başına yetebildiğini gördükçe. 

Artık prematüre değilsin oğlum. Hala minik bir tırtılsın ama kozanı örmeye yavaştan başladın, görüyorum. Ör de acele de etme büyümek için. Ha bi de mümkünse hep böyle süt kok lütfen. 

Bak yine deliriyor muyum? Annelik delilik mi?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: